Y

ine birgün Güzelçiftlik’te keyif içerisinde votkamı yudumlarken oğlum zeck ile Radio Clubbin çalma listesini inceleyip daha fazla dinlenmesi için ufak dokunuşlar yapmaktayken sevgili dostum Tuncay saatin 5 olduğunu ve  havanın sığacıkta denize girmek için çok ideal olduğunu söyler.

blank

Bunun üzerine araba kapıda olmadığı için motorla gideceğimizi ve hemen hazırlanması gerektiğini söyledim.

Sırt çantama ıssız adada yanımda olması gereken 3 şey misali Jbl Boombox Bluetooth hoparlörümü,Gemi ile Ukrainadan getirdiğim votkamı ve bikaç paket sigaramı attığımız gibi soluğu motorun yanında aldık.

blank

Yaklaşık 15-20 dakika içerisinde Sığacık Akkum Plaj’da olmuştuk.Hemen plajda müzik çalmaya uygun biryer bulup havlumuzu serdik.Jbl Boombox’ımı açıp telefondan Radio Clubbin’e bağlandıktan  kısa bir süre sonra telefon geldiğinden dolayı sesi kısıp telefonla konuştum.Telefon konuşmam bittikten sonra sesi ilk açtığımdan bir tık daha kısık açtığımda karşımızda güneşlenen arkadaş sesi neden kıstığımızı sorması üzerine ne kadar güzel bir yere geldiğimizi anlamıştım.

Sanırım pandemi nedeniyle eğlence yerlerinin kapalı olmasından dolayı insanlar eğlence mekanlarını ve yüksek seste müziği çok özlemişler…

blank

Çok kısa süre içerisinde,Tuncay ile 2 kişi geldiğimiz sahilde 10 kişiye yakın olmuştuk.

Artık arkadaşlarla back to back çalıyorduk.

Müziğin eşliği ile yanımda getirdiğim 1,5 litre votkanın bitmesi 1,5 saat sürmemişti…

Evden plaja  %30 civarında şarj ile getirdiğim Boombox’ımın şarjı biterek susmasına kadar olan her şey okadar zevkliydi ki anlatamam…

blank

Evet saat akşam 9 olmak üzereydi ve kalkma zamanıydı.Bizde evde yapacağımız mangalın hayali ile toplandık ve kalktık.

Ben hatırlamıyorum ama Tuncay bana motora doğru yürürken ‘’motorla gitmesek iyi olur’’demiş.

Motora nasıl bindiğimizi hatırlamıyorum,sonrasında tek hatırladığım şey Tuncay’la yere uzandık ve herkez başımıza toplandı ve sonrasında kendimizi Ambulans eşliğinde Seferihisar Devlet Hastanesinde  ultrason çekiliyorken bulduk.

Bizi sabaha kadar müşade altında tuttular,sonra herhangi bir iç kanama ve herhangi bir kırık çıkık olmadığından dolayı sabah taburcu ettiler.

Sağımız solumuz fena hırpalanmıştı.Herşeye rağmen eve gidip biran önce yatıp her şeyi unutma hayaliyle hastanenin kapısından çıkarken oradaki güvenlik arkadaş beklememizi ve polisin gelip bizi ifade almaya götüreceğini söyleyince bir kez daha yıkılmıştım.

Artık bu güzel eğlence bir felaket zincirine dönüşmüştü gözümde…

Emniyet Amirliğinde memur arkadaşlarımız nazik davrandılar ifademizi verdik.

Artık eve gitmek için hazırım.

Sonra bilin bakalım ne kayıp?Evin anahtarları.Bunu Seferihisar merkezde fark etmem iyi oldu.Seferihisarda ‘’Gürcan Elektronik Anahtar’’ dan Alper arkadaşımız kapımızı açtı ve bu macerada bir duşun ardından sona erdi.

Tüm bu yaşanılanlardan sonra birdaha sığacığa eğlenmeye gidermiyim?Kesinlikle Giderim ama Taksiyle…

What's your reaction?
0cool0bad0lol0sad

Add Your Comment